BAŞKAN ÖMER GÜNEL SİLİVRİ MEKTUBUNDA ‘YOKSULLUK VE YOKSUNLUĞA’ DİKKAT ÇEKTİ
BAŞKAN ÖMER GÜNEL SİLİVRİ MEKTUBUNDA ‘YOKSULLUK VE YOKSUNLUĞA’ DİKKAT ÇEKTİ
Başkan Ömer Günel, el yazısıyla Silivri’den kaleme aldığı mektubunda, bir kez daha Aydınlılara seslendi.
Mektubunda, uzun süredir Türkiye’de yaşanan yoksulluk ve adalet yoksunluğuna dikkat çeken Başkan Ömer Günel, “Asgari ücretin açlık sınırının altında olduğu, alım gücünün son 5 yılda 6 kat azaldığı, gençlerimizin yüzde 72'sinin iş aradığı, emeklilerin hayatta kalma mücadelesi verdiği bir dönemde yaşıyoruz. Oysa biz Kuşadası’nda çocuklarımıza sütü, beslenme çantasını ulaştırdık. İkinci Bahar evleriyle emeklilerin insanca yaşamasına katkı koyduk. Gençlerimizin yanında olduk. Gıda destekleriyle, evde bakım hizmetleriyle hiçbir hemşehrimizi namerde muhtaç etmedik. Kuşadası'nı daha yaşanabilir bir kent yapmaya çalışan ben ve arkadaşlarım, emek verdiğimiz tek bir günden bile pişman değiliz” ifadelerini kullandı.
Başkan Ömer Günel, Silivri Cezaevi’nden Aydınlı hemşehrilerine bir mektup daha gönderdi. Mektubu, İsmail Cem Dostluk ve Barış Meydanı’nda Başkan Ömer Günel’e destek olmak amacıyla kurulan ‘Adalet ve Dayanışma’ çadırının önünde eşi Duygu Günel okudu. Sağanak yağmura rağmen meydanı dolduranlar, Başkan Ömer Günel’in mektubunu ilgiyle dinledi.
Başkan Ömer Günel’in mektubunda kullandığı ifadeler şu şekilde:
Kıymetli Kuşadalılar, yol arkadaşlarım, Aydın'ın dört bir yanından, yakın çevreden, uzaklardan geldiğini duyduğum dostlar, hepinize merhaba...
Ve sevgili çocuklar, bana yürekten mesajlar gönderen, minik elleriyle resimler çizen benim küçük arkadaşlarım; her birinizi saygıyla kucaklıyorum..
Burada hem Kuşadası'nı, hem Aydın'ı hem de Türkiye ve dünyayı sınırlı da olsa takip ediyorum.
Gazeteleri düzenli olarak okuyorum. Avukatlarımdan, milletvekillerimizden detaylı bilgi alıyorum.
Yani tüm olup bitenlerden ve süreçlerden haberdarım.
Dünyanın ve Türkiye'nin zaman zaman aklımızın almakta zorlandığı, aktörlerinin akıllı mı deli mi olduğunu anlayamadığımız olağan dışı bir süreçten geçtiğine tanıklık ediyoruz.
Ama iliklerimize kadar hissettiğimiz yoksulluk ve adalet yoksunluğunu kavrıyoruz. Her duyumuzla hissediyoruz.
Asgari ücretin açlık sınırının altında olduğu, alım gücünün son 5 yılda 6 kat azaldığı, en büyük banknotumuz 200 TL ile; 2021'de 4 kg et alırken bugün yarım kilo, 40 lt süt alırken bugün 7 lt; alabildiğimiz, her geçen gün emekli maaşlarıyla hayatta kalma mücadelesi verdiğimiz bir dönemde yaşıyoruz.
Gençlerimizin %72'si iş arıyor. %54'ü henüz hayata başlarken bankalara borçlu.
Bugün Ortadoğu ile birlikte tüm dünyayı ateş sarmışken, diplomasiyle barış turu atan muktedirlerimiz, iç cephede de CHP'lilere, kendinden olmayanlara her gün savaş ilan ediyor.
Aydın'daki kötü kişi de bu iklimden faydalanıp kötülüklerine devam ediyor.
Ben söyleyeyim de burada kalsın; Şımarık geline daha fazla alan açarsanız, ev sahibi, kaynana, kayınpeder, çoluk çocuk kim varsa evden kovar. Neye uğradığınızı şaşırırsınız. Ey kendini ev sahibi sanıp da yalakalıkta sınır tanımayanlar size söylüyorum.
Sevgili dostlarım,
Gerçek her zaman yürür ve yürüyen gerçeği kimse durduramaz. Benim ve hiç kabahati olmayan masum insanları burada tutsak edenler, bugün kendilerini iyi hissedenler, bugünleri fırsat bilen sözüm ona dost bildiklerimiz elbet gerçeklerle yüzleşecekler.
Sabır ve inanç her zaman kazanır.
20-25 yıl yapılmayanları 5 yıla sığdırarak yapan, çocuklarımıza sütü, beslenme çantasını ulaştıran, ikinci bahar evleriyle emeklisinin insanca yaşamasına katkı koyan, merkez ve spor tesisleriyle gençlerin yanında olan, gıda destekleriyle evde bakım hizmetleriyle hiçbir hemşerisini namerde muhtaç etmeyen,
AdalıKart uygulamaları ile her bir hemşerisinin yanında olan, Kuşadası'nı hemşerileri için ayrıcalıklı bir yer haline getiren, ücretsiz akşam yemekleriyle üniversite öğrencilerine destek veren, kilometrelerce yol, kaldırım yaparak Kuşadası'nı daha yaşanabilir bir kent yapmaya çalışan ben ve arkadaşlarım, emek verdiğimiz tek bir günden bile pişman değiliz.
Beni Silivri zindanlarına tıktırarak hizmetlerin engelleneceğini düşünen Aydın'daki kötü ve onun tetikçilerine en iyi cevabı, hizmet gemisinin dümenine geçip bu zorlu süreci hep birlikte atlatacağız.
Sevgili Tahsin Demirtaş, meclis üyelerimiz, başkan yardımcılarımız ve fedakar mesai arkadaşlarımız ve siz yol arkadaşlarımız verecektir.
Tıkır tıkır işleyen hizmetleri, tek tek yapılan çalışmaları buradan izledikçe, burada gülümseyeceğimden emin olabilirsiniz.
Sevgili dostlarım; yakın zamanda kaybettiğimiz
İlber Ortaylı (Allah rahmet eylesin) şöyle derdi:
"İyi dostluk, emek beraberliğinde kurulur. Aynı yolda yürümekten, birlikte üretmekten, birlikte bir iși omuz omuza götürmekten doğar."
Bizim beraberliğimiz "emek beraberliğidir".
Yaşadığımız kent için daha yaşanabilir bir kent için kol kola giren insanların beraberliğidir.
Şimdi bu zor süreçlerde, bu beraberliğe daha çok ihtiyacımız var.
Sizlere güveniyor ve inanıyorum.
Özgür günlerde yine yeniden "emekte" buluşmak üzere.
Ömer GÜNEL
02.04.2026
Silivri
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

